Daha

FullSizeRender

2-3 hafta önce bir makale okudum ve gündelik hayatımda yer edindi kendine. Bu çok sık olan bir şey değil. O yüzden paylaşmak istedim. (İngilizce makalenin linkini de yazımın sonunda bulabilirsiniz.)

Makalede söylenen şey şöyle özetlenebilir:

Yapılan bir araştırmada insanlardan çeşitli anlarda mutluluklarını 10 üzerinden puanlamaları isteniyor. Bu anlar market kasasında sıra beklerken, çocuğunu okula götürürken, eve su sipariş ederken, oturmuş günlük rutinini yapar mesela dizi izlerken vs. İnsanlar genelde 7 olarak puanlamış.

O sırada aşırı mutlu edici bir haber almış (örneğin lotodan para kazanmak) olanların mutluluk puanı 10’a yükselir, kötü bir haber almışların  (örneğin yakınlarından birinin kanser olduğu) puanı 2’ye düşerken aradan biraz zaman geçtiğinde puanın yine 7’de sabitlendiği görülmüş.

En sevdiğim paragrafa geliyorum. Hepimiz hiçbir şeyin ‘kesmediği’ döngülere girmişizdir. İş değiştirsem mutlu olacağım diye düşünürüz, iş değiştiririz. Birkaç ay sonra daha büyük bir evde otursak sanki mutluluk puanımız 10’a çıkacak ve orada kalacak diye düşünürüz ev değiştiririz. Birkaç ay sonra şöyle yan gelip yatmalı bir deniz tatili yapsak süper mutlu olacağımızı düşünürüz. Tatile gidip şezlongda yan gelip yatarken şimdi bir kokteyl olsa içsek diye düşünür ve kokteylin (garsonun, menünün, kokteyl tercihinin) peşine düşeriz… ve sonsuzluk.

Bu makaleyi okuduğumdan beri hayatımdaki herhangi bir şeyin daha iyisine, daha ileri modeline, daha kapsamlısına, daha zayıf gösterenine, daha vitaminlisine, daha hacimli yapanına, bir parça ‘daha’ya, bir bardak ‘daha’ya; sırf bu ‘daha’ya erişebildiğim için (yani sırf bunu yapabildiğim için) yöneldiğimde duruyorum.  Bu ‘daha’yı yapmadığım için kendimi dürtüklerken yakaladığımda duruyorum. O sırada elimdeki henüz ‘daha’sı olmayan şeyin aslında ne kadar yeterli olduğunu görüyorum.

O sırada dizimde Ipad yanımda kahvem varsa sırf olabiliyor diye gidip kahvenin yanına bir şey almıyorum, şampuanım varken sırf hacim vereni indirime girmiş diye gidip onu da almıyorum, 19 Mayıs Pazartesiye geliyor ve bir yere gitmek için plan yapmadım diye kendimi dürtmüyorum.

Bir de kocaman dünyanın küçücük bir ülkesinin, küçücük bir şehrinin, küçücük bir odasında kendini tamamen ona vermiş şekilde keman çalan; çocuğuyla birlikte 2-3 saat mutfakta geçirip elmalı kek yapan, gitarının tellerini uzun uzun temizleyip akort eden, portakal soyarken kabuğuyla oynayan, soyulmuş mandalinayı parmağına geçirip Nasrettin Hoca yapan çeşitli insanlardan ve bu insanların bir yerlerde hep var olmasından huzur duyuyorum.

Sevgiler.

Makalenin linki: https://qz.com/931385/youre-probably-searching-for-a-better-life-but-what-if-you-already-have-it/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s