Şubat 2018

Bugün (aslında bir kaç gündür) o kadar  gerçekler dünyasındna kopuk hissediyorum ki kendimi. Hayat gerekliliklerine uyumlanmakta zorlanıyorum, iş manasında yaptığım her şey aşırı anlamsız geliyor, kendimi motive etmekte zorlanmanın çok ileri aşamalarındayım. Ve daha bu tarz bir sürü şey.

Bu durumumun etkileri Şubat postuna da yansır da bayık gelirse bilin istedim. Hiç neşeli bir dönemimde değilim.

Çiçek: 

IMG_6175

Şubat başında sarı ve turuncu erengüllerle okaliptüs dalları aranjmanı yapmıştım. Evde döne döne beğendim bunları, her bakışımda güzelliklerine, renklerine hayran kaldım. Bu ay favori çiçeğim ve yanı sıra uzuuuun zamandır en favori çiçeğim de bunlar oldu.

IMG_6158

Zaten erengül hem güllerin o şaşalı hafif kıro hallerinden uzak hem gül güzelliğinde olmasıyla çok sevdiğim bir çiçek.

IMG_6760

10 gün kadar sonra turuncuları ve sarıların bir kısmı soldu. Geri kalanları şöyle toparladım. Yine ayrı güzel oldu bence.

Yeme içme: 

Aslında bu ay tabii pek çok akşamlar yemek yaptım. Ama ya yeni bir şey denemedim ya da fotoğrafını çekmemişim ve hatırlamıyorum. Yeme içme adına fotoğraf bunları gördüm telefonumda. Ama bence kayde değerler. Şu nedenlerle:

IMG_6906

Bitki çaylarımın içine böyle bir tüm dilim portakal ya da greyfurt ya da kabuk tarçın koydum. Tatlı tatlı ve kokulu oldu. Havalar hiç soğuk olmasa da keyifsiz hallerimde içimi ısıttı.

IMG_6958

Evde yapabildiğim her kahvaltı benim için mutluluk sebebiydi.

Processed with VSCO with l4 preset

Bir cumartesi canım kahvenin yanında kek yemek istedi. Evde süt yoktu, yumurtalar dolaptaydı ve soğuktu. Benim gidip süt alıcakk enerjim ve yumurtaların oda sıcaklığına gelmesini bekleyecek sabrım yoktu. Pelit’ten kek sipariş ettim. Çok rahatsız oldum bu hareketimden, kalkıp kendi kekimi yapmamaktan. Aman canım sağ olsuni bu defa da böyle olsun diye içimi rahatlatmaya çalıştım. Kek de Pelit’ten beklemediğim şekilde kuruydu.

IMG_7258

Bu da işe gitmeden kısaca da olsa evde yaptığım kahvaltılarımdan.

IMG_7464

Son olarak brüksel lahanasını şöyle yemediyseniz bence yiyin. Kilolarca yedim ve yiyebilirim bu şekilde:

4 çorba kaşığı zeytinyağı, 2 çorba kaşığı elma sirkesi, 2 tatlı kaşığı hardal ve bir tatlı kaşığı bal. İstediğiniz kadar da tuz, karabiber. Karıştırın.

Haşladığınız ve sıcakken ortadan ikiye kestiğiniz brüksel lahanalarını yine sıcakken bu karışıma bulayın. Sos aralardan içine giriyor lahanaların. Böyle turşumsu muhteşem bir lezzet

Kitap: 
IMG_6373

Dorris Lesing’imin Son Aydınlık Yaz’ını severek okudum ve bitirdim.

IMG_6964

Üstüne de yine bayağı sevdiğim Ayfer Tunç’un Dünya Ağrısı’nı okudum.

Kitaplardan alıntı yapmamın daha iyi olacağı yönünde mesajlar aldım. Burada yaparsan çok uzar. Kitaplar için ayrıca post yapacağım.

Gezi: 

IMG_7580

Daha önce gitmediğim Balat’a gittim. Bu fotoğraf ordaki en beğendiğim cafe’den.

IMG_7727.PNG

Aynı kafe. Ama adına bakmamışım. Kafeleri falan hoş, sempatik, tatlı ama Balat sokakları genel olarak raat edebileceğim sokaklar gibi gelmedi bana. Çok uzatmadan İstanbul’da pek çok defa vardığım o sonuca vardığımı söyleyeyim yine: “It’s not the city but the people”.

Dekorasyon:

IMG_7741

Kadıköy’deki bir eskici dükkanından 35 tlye aldığım şu şamdan favorilerimden biri. İçine mum uydurmak biraz zor oldu ama H&M Türkiye’de de ev&dekorasyon satışına başlamış, ordan buldum mumları. 2 şamdan daha var aslında aynı yerden aldığım, onlar tekli. Onları da ilerleyen zamanlarda görürsünüz.

IMG_6726

Kapadokya’dan topladığım kozalaklar da çok sevdiği dekorasyon malzemelerindendi. Fakat bilmezdim, kozalaklar ev sıcağını görünce açıldı, genişledi, kimisi darmadağın bir görüntüye sahip oldu. Dolayısıyla bu görüntü ancak 1-2 hafta kalabildi. Deforma olmadan kalan kozalaklarla başka bir dekorasyın yaptım. Biraz daha olgunlaşsın fotoğrafını çekerim onun da 🙂

Film: 

Birkaç film izledim ama sadece en beğendiğime yer vereceğim: “If the cats disappears from the world”

yhty

Beyninde tümör olduğunu öğrenen bir postacı çocuk var. Doktoru 1 haftalık ömrü kaldığını söylüyor. Aynı gün hayatına fantastik bir kahraman giriyor ve dünyadan bir şeyi silme kaydıyla çocuğun ömrüne 1 gün ekliyor. Önce telefonları siliyor, sonra filmleri. İş kedilere geldiğinde durum farklılaşıyor. Bu farklılaşmada ana karakterin geçmişine, gidiyoruz.

Çok çok çok güzel bi filmi. Konu klişe gelmiş olabilir ama inanın işlenişi çok farklıydı. Çok yoğun duygular yaşatan bir filmdi, hala da etkisindeyim ki izleyeli 3-4 gün oluyor. Bir de anneme çiçek alacağım önümüzdeki ay. Siz de alın imkanınız varsa.

Başka başka: 

IMG_7047

Şu pamuklarımsız aylık post olur mu?

IMG_7316

Son olarak bu ay hem benim hem sevgilimin doğum günü. Fotoğraf benim doğum günümden. Doğum günlerimizde yeni restoranlar keşfedelim şeklinde sözlere dökülmemiş bir anlaşmamız var aslında. Ama ben bu doğum günümde bildiğim yoldan ilerleyip güzel italyan yemeği yiyip şarap içelim istedim ve çok klasik şekilde Eataly’e gittik. Fotoğrafta da kendimi güzel bulmadım ama sıradan olmasına rağmen güzel bşr akşamdı. O yüzden paylaşıyorum.

Baydım mı içinizi?

Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s