Temmuz 2018

IMG_1372

Temmuz’un ikinci yarısı tatilde olduğumdan bari ilk iki haftasını yazayım dedim. Ancak sanırım tatil heyecanından hiç fotoğraf çekmemişim. Sadece bu iki fotoğrafı bulabildim.

Tatil’e Leros’a gittik. Onu detaylı olarak ayrıca bir yazıya konu edeceğim önümüzdeki günlerde.

IMG_1389

Eve bu çiçekleri almıştım ay başında. 2 hafta dayandılar.

E tatilde olunca çok da kitap okudum. Onları da burada yazayım:

Geçen aylarda Laurent Gounelle’in Tanrı Daima Tebdili Kıyafet Gezer isimli romanını okumuştum. Hayır mağaradan çıkmadım, bu kitabı çook önceden defalarca gördüm ama hep biraz dandik gelmişti, elime alıp alıp bırakmıştım. Kısmet şimdiyeymiş ve evet yanılmışım. Gerek kurgusu, gerek içeriği ve diyalogları çok çok güzel bir kitapmış.

Esasında dandik görmekte kendimi anlıyorum çünkü aşırı kolay okunan bir roman. Ancak bazı gerçekleri çok basit ifade edebilmek bence güç ve Gounelle bence bunu çok başarıyla yapıyor.

Neyse kendisinin bu kitabını beğenince tatile giderken de üstteki iki kitabını aldım (ve evet içimden bir ses “ayy aynı şeyleri anlatıyodur kesin, burada iş ticarete dönmüştür” dedi biraz, sus dedim). Bu iki kitabı da çok sevdim.

Her 3 roman için kurguya yedirilmiş kişisel gelişim diyebiliriz. Ancak 3 kitapta da kişisel gelişimi yedireceğim diye kurguya önem verilmemezlik edilmemiş. Kurgu açısından en zayıfı olan “Mutlu Olmak İsteyen Adam” bile bence gayet hoştu.

Hiç okumadıysanız bence önce Tanrı Tebdil Kıyafet Gezer, sonra Yaşamayı Öğrendiğim Gün ve en son da Mutlu Olmak İsteyen Adam sıralamasıyla okuyabilirsiniz. Ben yazarın geri kalan kitaplarını da okuyacağım. Hatta hüzünlü olduğum gelecek bir zamanda bunları da tekrar okumayı planlıyorum 🙂

Bu arada aklıma gelmişken, Lüset Kohen Fist de böyle romana yedirilmiş kişisel gelişim yazıyor, onunkiler biraz daha az basit Gounelle’inkilerden ve onları da tavsiye ederim. Özellikle On Derin Ayakizi’ni etkileyici bulmuştum. IMG_3259

Bu ay bir de Chade-Meng Tan’den Joy on Demand’i okudum. Sanırım Türkçesi de var.

Bu kitap da aslında içten gelen bir neşe hissetmek için hiç bir şeye ihtiyacımız olmadığını anlatıp, bunu hissedebilmek için küçük ve somut öneriler sunuyor, aslında var olan neşemizi bulmamızı sağlamayı hedefliyor. Üstelik bunu hiç gıcıklaşmadan yapıyor (yani “ay hayat ne güzel kız, ne bozuyosun moralini” şeklinde değil kesinlikle).

Çok istifade ettiğim süper bi kitaptı. İnstagram story’de de en en beğendiğim kısımları paylaşmalara doyamadım. Bence herkesin okuması gereken bir kitap. Her gün mutlaka bir kısmı aklıma geliyor ve olaylara yaklaşımımı değiştiriyor.

Şu an da tatile götürdüğüm 3 kitabın erken bitmesi üzerine otelin lobbysinde bulduğum bir romanı okuyorum. Çok şanslıymışım çünkü bayıldım. Yazarın diğer kitaplarını da kesin okuyacağım. Onu da sonraki ay yazarım artık (arkası yarın yaptım).

Leros yazısında görüşmek üzere.

Öptüm.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s