Mayıs 2018

IMG_0016

Bu bluzü Zara’dan aldım. Hem hafta içi işe giderken hem hafta sonu çokça giydim.

IMG_0056

Ben evde yokken eşim çekmiş mahcup İsmail’i.

IMG_0168

O akşam 5’te işten çıkmış, yürüyerek eve gelmiş, kendime çok sağlıklı bi akşam yemeği hazırlamış sonra da bir tabak meyvemle oturmuş ve tam bir kitap bitirmiştim yatana kadar. Kitap Hande Altaylı’dan Aşka Şeytan Karışır.

IMG_0217

Bu ay haftada bir öğün hariç hep sağlıklı beslendim. Yani tatlı yemedim, şeker tüketmedim, yağlı yemedim, porsiyonlarımı kibar tuttum. İşe 1-2 gün hariç hep yürüyerek gidip geldim. Bunun dışında düzenli de spor yaptım. Kilo verdim o zaten beklendik sonuç da, cildim bile güzelleşti. Sağlam kafa sağlam vücutta hakikaten, daha berrak düşünür oldum.

Bu gördüğünüz her günkü kahvaltımdı.  Bazı günler buna yarım avokado ve/veya bir minik dilim ekmek üzeri labne ve şekeriz reçel de eklendi. Reçel St. Dalfour, migroslarda satılıyor. Evde de yapılabilir ancak her seferinde farklı bir aroma almak daha çok hoşuma gidiyor benim. Evde yapınca 2-3 ay aynı reçeli yemek gerekiyor, bitmiyor.

IMG_0309

Bu da bir ara öğünümdü. Porridge üzeri yarım muz, kakao, tarçın ve ceviz.

IMG_0310

Oğulgül.

IMG_0313

Cumartesi akşamları istediğni yeme öğünüydü bizim için. Bir cumartesi Kadıköy’e gittik. Önce birer tane lahmacun yedik. Çünkü bence dünyanın en güzellahmacunu Borsam Taş Fırın ve şubeleri sadece Kadıköy’de var.

IMG_0318

Sonra da Piraye Taş Plak Meyhanesi’ne gittik.

IMG_0348

İnsanı bazen sıkıştırıyor çikolata/tatlı isteği. Öyle bir sıkıştırma anında yaptığım Brownie. Hemen tarif vereyim çünkü oldukça tatmin ediciydi ve böyle hem sağlıklı hem süper lezzetler varken ben bir daha normal brownie yiyeceğimi düşünmüyorum.

Unsuz, şekersiz, yağsız brownie: 2 muz ile 2 yumurtayı homojen bir karışım elde edene kadar çırpın. Karışıma 2 dolu çorba kaşığı saf kakao, 2 çorba kaşığı hindistan cevizi, 3 tatlı kaşığı bal ve 1 çay kaşığı karbonat veya kabartma tozu ekleyin, iyice karıştırın. 180 derece fırında 25-30 dk’da pişiyor. Minik bir borcama yağlı kağıt serin, yağ falan sürmeye gerek yok yapışmıyor. Servis ederken üzerinde hafif süt gezdirebilirsiniz daha ıslak bir kek isterseniz.

 

çöv

Bu da yulaflı brownie: 2 yumurtanın sadece akını bembeyaz olana kadar çırpın. İçine 10 tane çiğ fındık, 2 çorba kaşığı yulaf (tepeleme değil silme), 1 tepelemetatlı kaşığı saf kakao, 2 gün kurucu kayısı ve 2 çorba kaşığı pekmez ilave edip rondodan geçirin. Minik bir borcama yağlı kağıt serdiğniz tepside 180 derecede, 25-30 dk pişirin.

Tarifleri denerseniz bana da yazar mısınız?

IMG_0363

Pazarlar Belgrad Ormanı’na koşmaya gittik.

IMG_0376

Aktifliğimin haftalık raporuna bakmak çok tatmin ediciydi.

IMG_0379

Bu ay annem, anneannem ameliyat olacağı için Ankara’ya gitmişti. Biz de bir akşam babamla Eataly’de yemek yedik.

IMG_0380

Geçen ayki Hande Altaylı beğenim devam etti. Şu an da hala Maraz’ı okuyorum. Bunu da bitirince tüm kitaplarını bitirmişi olacağım. Bazılarını daha akıcı ve daha etkileyici bulsam da beğenmediğim hiç bir kitabı olmadı.

IMG_9899

Mayıs başında iş için Pakistan’a gitmiştim. Nemli havasını saçımdaki etkileri.

IMG_9943

Cumartesi sabahı böyle uyanmak, yatakta oyalanmak güzel şeyler. Cumartesilerin hep ama hep çok hızlı geçmesini nasıl yapacağız bilmiyorum.

IMG_9961

Aynı anda hem masum hem cin bakışlım.

dsdas

vdsg

Akşam yemeklerimiz de hep böyle et ya da balık yanında salata ya da yağsız pişmiş sebce ve yanına sağlıklı ibr karbonhidrat şeklindeydi (maş fasulyesi salatası / mercimek püresi/haşlanmış karabuğday vs).

IMG_0076

IMG_0402

tempImageForSave

Bu ayı da biraz oğlugül fotoğrafı ile kapatayım. Mutlu haziranlar!

11 Nisan 2018 Çarşamba Günlüğü

Geçen gün “Ya mutluysak da bilmiyorsak” isimli bir konuşma dinledim. Yankı Yazgan’ın konuşmasıydı.

“Ne güzel zamanlardı” hissi sanırım hepimize geliyordur. Kendi örneğimde, çalışırken zorla gittiğim, çoğu günler eve gelip ağladığım eski iş yerimde yaşadığım şeyler aradan 1,5 yıl geçmiş haliyle şimdi benim için “ne güzel günlerdi, öyle yapardık, böyle yapardık” kıvamında.

Yankı Yazgan da bir durumun yaşanırken yaratığı duygularla yaşandıktan bir süre sonra yarattığı duygular arasında ciddi farklar olduğunu söylüyor. Özetle, “belki de mutluluk yaşanmayıp hatırlanan bir şey” diyor. Çünkü  mutluluğun gücünü yaşandığı anda hatırladığımız ana göre daha az hissediyoruz.

O konuşmayı dinlerken tuttuğum bu günlükler aklıma geldi, size de bu konuşmadan bahsetmek istedim. En alta linkini de bırakacağım. Benim bu günlük girişimim de aslında biraz “ne güzeldi o günler” diyeceğim günleri kayda geçirmek,  şimdi içindeyken “aslında ne güzel bu günler” duygusunu yaşamak.

Bugün iş için Ürdün’e gelecektim. Rutin dışı bir gün olduğundan bir de böyle bir günde günlük tutayım dedim. Buyrun:

IMG_8744

Evden 11:30’da çıkacağım için rahat kahvaltı yaparım diye börek almıştım dün akşamdan. Sabah 09:00’a doğru kalkıp önce kahvaltı yapıyorum.

Kahvaltıdan sonrasına dair bir fotoğraf yok çünkü salonda bir o koltuğa bir bu koltuğa devrildim. Beyim o sırada facebooktan falan komikli videolar izliyordu. Onunla takıldım.

IMG_8702

11’e doğru gitmeden bir kahve içeyim dedim. Canım da tatlı istiyordu, biraz tarçınlı muz yedim.

IMG_8703

Sizin de de ojenizdeki çıkan, pütürlenen vs bir kısmı acaba sadece ben mi görüyorum yoksa insanlar da görür mü diye incelediğiniz olur mu? Şu baş parmağımdaki pütürleri sadece benim gördüğüme karar verdim ve silmedim.

IMG_8704

Kahvemden sonra hazırlandım ve 11:30’da havaalanı transfer aracına bindim.

qa

Havaalanına erken vardım. Wifi’yı olan bir yerde takılayım diye Carluccio’s madem. Bir bicerin içtim orda da.

IMG_8720.JPG

Sonrası yolculuk. Uçağa bindiğim anda inene kadar kitap okudum. Dün gece başlamıştım Hande Altaylı’nın Kahperengisine. Uçakta yarıladım. Çok sürükleyici, çok güzel anlatımlı, derli toplu bir roman. Kesin “edebi değeri yok” diyenler olmuştur. Çünkü o tarzda. Bilemiyorum. Bana çok hitap etti, tam şu sıra ihtiyacım olan fazla yormadan alıp götüren cinsten. Yazarın başka kitaplarını da kesin okurum.

tempImageForSave

2 saat süren yolculuktan sonra Amman’a varıyoruz. Havaaalanından yarım saat uzaktaki otelimiz ve odam. Odaya girdiğimde bu manzara karşılıyor beni. Çok hoş.

tempImageForSave

Şu köşeyi de oldukça beğeniyorum.

Pratikte sabahtan beri bir şey yemediğim için bayağı açım. Odadaki ikramlık meyvelerden biraz yiyip, giyinip makyaj yapıp, Amman’da geliş amacımız olan evente iniyorum aşağı.

 

 

IMG_8750

Hazırlanmış halini fotoğraflamayı unutmuşum ama böyleydim ben bu akşam. Fuları şirket dağıttı, benim değil 🙂

IMG_8764

3 saatlik event ve 22:00’de yediğim dev akşam yemeğinden sonra odama dönüyorum. Diş fırçala, yüz temizle vs işlemlerini hallediyorum.

Çok ve geç saatte yemek yediğimden sıcak bir şeyler içeyim, mideme iyi gelir diye çekmeceleri karıştırıp bitki çaylarından papatya buluyorum. Otel odasında çay demleyip içmeyi de ayrıca severim.

IMG_8765

Demlediğim çayımı da baş ucuma alıp bilgisayarım ve kitabımla yatağıma giriyorum. Bu yazıyı bitirince birazcık da kitap okur uyurum.

İstanbul’da başlayıp Amman’da bitirdiğim bu günden hepinize sevgiler.

Yukarıda bahsettiğim konuşmanın linki şurda.

Çünkü belli olmaz, belki de “hayatımızın en mutlu günüdür de bilmiyoruzdur” 🙂