21 Şubat 2019 Günlüğü

IMG_2055

Saatim 07:15te çalıyor, 07:30 gibi zorla çıkıyorum yataktan. Önce akşam kitap okumaktan fırsat bulamadığım bulaşık makinesi boşaltma işine girişiyorum.

IMG_2056

Sonra klasik bir kahvaltı yapıyorum. Ekmeksiz.

IMG_2057

Kahvaltıdan sonra mutfaktan çıkmadan ofise götürmek üzere kahvemi de demleyeyim diyorum. Bu esnada uyandığımdan bu yana 1 saat falan geçmiş ama hâla içime içime uyuyorum. Ofise varsam da kahvemi içsem.

Processed with VSCO with j5 preset

Bugün ofiste pek önemli bir olay yok, pek kimseyi de görmeyeceğim. O yüzden en rahat kazağımla taytımı geçiriyorum üstüme. Sonra inci takasım geliyor, inci kolyeme uzanırken bu mavili inciyi görüyor ve “aa kazağım da mavi ne uyumlu olur” diyip onu takıyorum. Paltomu da giyince hiç hedeflemediğim bir uyum yakalamış oluyorum.

Kolyeyi 3 yıl önce Yargıcı’dan almıştım. Paltom Academia. Kazağımı da Londra’da Uniqlo’dan almıştım geçen sene sonu gittiğimde.

Makyaj da yapmıyorum, yüzüme bir krem sürüp çıkıyorum.  Bugün soft ve sade hissediyorum.

IMG_2078

Çıkmadan çantama greyfurt atmıştım, ofise geldiğimde AVM’nin güvenliğinden geçerken greyfurt yuvarlandı güvenlik görevlisinin garip bakışları altında.  Gayet doğal şekilde aldım çantama attım ve devam ettim 🙂 Yağ yakıyoruz burda 🙂

Ofise gelir gelmez paltomu bir kenara atıp derhal kahvemi içiyorum. Mmmm yine nefis demlemişim. Kendim diye demiyorum ama çok güzel filtre kahve demlerim, çekirdeği de bir mânim yoksa hep Petra’dan alırım.

IMG_2080

Sonra hazır ofis sakinken uzun süredir elimde sürünen birkaç işi tamamlıyor, biraz sevdiğim bloglara biraz H&M’e bakıyorum. Sepetime bir kaç şey attım ama du bakalım daha satın almadım.

IMG_2082

E öğle arası madem. AVM’de hızlıca bir balkabağı çorbası ve ızgara somon yiyip biraz yürümek, hava almak için kendimi dışarı atıyorum. 10 dk yürüyüp biraz ilerideki bir kafeye giriyorum, biraz kitap okurum havam değişir.

Dün akşam kitabımı bitirmiştim, fotoğraftaki kitaba başlıyorum ama üzgünüm hiç sarmıyor. Canım daha sürükleyici, daha sayfalar nasıl akıyor anlamadan geçen br kitap istiyor.

Yeşil çayımı içiyorum ve kurabiyeden 1-2 ısırık alıyorum ama ı-ıh, o da güzel değil. Neyse ben de çayımı bitirip geri ofise yürüyorum.

IMG_2085

E dün kitabım bitmişti, öğlen başladığım da sarmadı, inip bir kitap alayım madem diyorum. İstiyorum ki şöyle Tess Gerritsen tarzında hem kurgunun aşırı sardığı,  hem de karakter derinliğini de biraz veren bir roman olsun.

Ruth Rendell diye daha önce okumadığım bir yazarın Tigerlily’nin Orkideleri isimli romanını alıyorum. Üstünde dünyanın en çok okunan 10 polisiye yazarından biri olduğu yazıyor. Bakalım.

IMG_2086

İşte bu noktadan sonra işler biraz çığırıdan çıkıyor. Ofise döndüğümde önce evden getirdiğim greyfurtu yiyorum. Ama sonra canım aşırı hamur çekiyor ve üstüne 3 de tuzlu kurabiye yiyorum kefirle. Abartı bir şey yok ama bugün dikkat etmeye, karbonhidratı azaltmaya çalışıyordum.

Processed with VSCO with j2 preset

Saat 17:00’ye geliyor. İçimde kurabiye yemiş olmanın pişmanlığıyla eve gidiyorum 🙂 Bir 40-45 dakika kassal egzersiz yapıyorum. Ama nedense bugün aşırı gergin ve yorgunum, her zamanki verimi alamıyorum kendimdem spor yaparken.

Sonra akşam yemeğine annemlere gidiyoruz, annem köfte yapmıştı davet etmişti.

Processed with VSCO with j2 preset

Yemek sonrası 09:00 gibi eve döndüğümüzde benim pilim iyice bitmişti. Zaten öğleden sonra kendimi gergin hisettiğim için yarım atarax almıştım. Onun da etkisiyle iyice uyukluyorum.  Zor güç bir duş alıp salona geçtiğimde saat 09:30. Biraz otursam da fazla dayanamayıp kendimi yatağa atıyorum.

Sevgiler.

Ocak 2018

Aylık yazıları artık hem daha düzenli hem de alt başlıklarla daha sistematik yazmaya karar verdim. Hadi bakalım.

Dekorasyon: 

IMG_5339

Salonumuz için Ekinakis’ten bir tablo aldık. Sitesinden uzun uzun tüm tabloları inceledikten sonra “Tea Ceremony” tablosunda karar kıldık. Duvarımızı enine boyuna ölçüp en büyük boyutunu sipariş ettik.

Yukarıdaki gibi oldu. Ben çok yakıştırdım. Hemen benzer tonlarda şu yaban güllerini de seçtim haftanın çiçeği olarak. Matchy matchy. Güzel olmuş mu?

IMG_6083

İkinci en sevdiğim dekorasyon malzemesi de şu sehpa ve üstündeki fanus gibi şey oldu. Sehpayı geçen sene Crate&Barrel’dan almıştım, yatak odasındaydı, salona getirdim. Üstündeki yaprak desenli cam şişeyi de Yargıcı’nın indiriminden aldım.

Capture

Şişenin kendisi şöyle. Salonun çeşitli yerlerinde ve içinde farklı malzemelerle de çok görürsünüz zaten yakın gelecekte.

Gündelik Hayat / Kişisel: 

IMG_5309

Tablomuz geldikten sonraki ilk cumartesi de Cihangir’e tabloyu çerçeveletmeye götürmüştük. Yukarıdaki fotoğraf o günden, çerçeveletme sonrası kahve ve tatlı seansı.

IMG_5346

Ocak ayına dair pişmanlığım şu karidesler. Pazarda balık alırken çok tazeler diye yarım kilo da karides aldım. Gerçekten de piştiğinde marketten aldığım konservemsi karidesten çok farklıydı, hiç sert veya sakız gibi değildi, yumuşacıktı. Fakat yarım kilo karidesi temizlemek 2,5 saatimi aldı. Kabuğuydu, sırtındaki ince siyah ipti tek tek uğraştım. Bir daha asla!

IMG_6110

Ocak ayını son pazar günü gaza geldim, günde en az 10.000 adımı yürüyeceğim dedim. O nedenle  kalkıp Maçka Parkı’na yürüyüşe gittik. Bu fotoğraf da o yürüyüşün bitişinden. O gün 16bin küsür adım yürümüş idim. 3 gündür de hala devam ediyorum günde en az 10.000 adıma.

 

IMG_6211

Bunlar haricinde instagramımla ilgilendim, hesabımda bazı iyileştirmeler yaptım. Beklerim.

Çiçek:

IMG_5535

Ay başında ilk fotoğrafta gördüğünüz mor yaban güllerini almıştım. Sonraki hafta yaban güllerinden solmamış iki tanesi ve yeni aldığım nergislerle şu aranjmanı yaptım.

İsmail arkadan yemeye hazır bekliyor. Bakışını yediğim. Ama zinhar olmaz, zehirlenir. O yüzden yatarken ya da evden çıkarken çiçeği küçük tuvalete koyup kapısını kapatıyorum. İsmaille çiçek başbaşa kalmamalı.

Giyim: 

IMG_6140

Tchibo’dan şu termal montumu çok giydim ve çok memnunum. Benim eskisi biraz küçük geliyordu (nedense 34 beden almışım içinden kazak giymeyecekmişimcesine) mecburen bunu aldım. Yumuşacık, hafif, rüzgar geçirmiyor, sıcak tutuyor. Uzun yıllar giyeceğimi düşünüyorum.

IMG_5266

Mavi Jeans’ten şu turuncu hırkayı da hiç ihtiyacım olmamasına rağmen aldım. İşe giderken olsun haftasonu gezerken olsun çok giydim. Pişman değilim.

Yeme-İçme: 

IMG_5896

Akşam yemekleri menüsü postu yapmıştım bu ay. Şurdan tık tık.

Bunun dışında bu ay çoğu pazar kahvatısında milföylü kiş yaptım. Yukarıdaki peynirli domatesli.

IMG_6117

Burdaki de kaşar, pastırma ve mozarellalı.

IMG_5915

Kestane böyle sade ve tavada kısık ateşte pişmiş haliyle çok çok sevdiğim bir yiyecek.

IMG_6124

Bir de bu ay şu sütlaçtan kaç tane sipariş ettim ve yedim hiç bilmiyorum. Demek vücudumun sütlaca ihtiyacı varmış 🙂 Yanında çayla, kahveyle, bitki çayıyla; gerek akşam yemeğinden sonra gerek ara öğün olarak yedim de yedim. Yukarıda ara öğün olarak ve Pickwick kış çayıyla.

IMG_6107

Bu ayki son yiyecek favorim ise körili yoğurta batırarak yediğim haşlanmış brüksel lahanası. Evde sadece ben yediğimden bir kutu aldım ve acıktıkça ara öğün olarak aynen bu şekilde yedim. Çok da lezizdi.

Kitap: 

Bu ay iki kitap okudum. Üçüncüyü de yarıladım. Son zamanlarla kıyasladığımda performansım hiç fena değil.

IMG_5554

İlki Sezen Ünlüönen’den Kıymetli Şeylerin Tanzimi: Yazarın ilk kitabı. Bu yönü ve ismi ilgimi çektiğinden aldım. Derin tespitler ve nokta atışı psikolojik çözümlemeler içeren, kolay ve zevkle okuduğum bir aile romanıydı. Yazarın ilerideki kitaplarını da takip edeceğim. Takip edecek yeni bir romancı kazandım.

IMG_5937

İkincisi: Cait Flanders’tan The Year of Less: Bu kitapta yazar para biriktirme,  sadece ihtiyaç bazlı harcama yapma hedefini gerçekleştiriyor ve bunu detaylarıyla kendi hikayesi üzerinden anlatıyor. Zaten bu konuya dair bir blogu da varmış. Aslında kişisel gelişim kitabı ama roman tarzında yazılmış.

En güzel tarafı bu kitap da tüketim psikolojisi üzerine muhteşem çözümlemeler içeriyor. Benim o kadar çok ‘ah evet! bunu yaparken hissettiğim aslında tam olarak bu!’ dediğim yer oldu ki.

Burada bir fikrinizi sormak istiyorum: Kitaplardan alıntı yapmıyorum. Aslında her ikisinde de altını çizdiğim bayağı bir yer var.  Bunlardan seçmece yapıp paylaşmamı ister miydiniz? Fikrinizi yorum olarak yazarsanız sonraki postlarımda dikkate alırım.

IMG_6082

Doris Lessing’ten Son Aydınlık Yaz‘ın da yarısındayım.

Doktor kocası ve dört çocuğuyla ideal orta sınıf ailesinde anne Kate. Ancak gündelik hayatı onun için hapishaneye dönüşmüş durumda. Sürekli güzel ve şık olmak, evini idare etmek, hem kocasının hem çocuklarının sorunlarıyla ilgilenmek zorunda. Üstelik çocukları artık büyüdüğü için kendisini kenara atılmış da hissediyor. Çeşitli gelişmeler sonucunda sürpriz bir yolcuğua çıkıyor ve biz de derin derin içseş hesaplaşmasına tanık oluyoruz. Başladığımdan beri Kate ile birlikte geziyorum ne yalan söyleyeyim, zevkle okuyorum.

Film: 

Unuttuğum, atladığım olmadıysa bu ay şu 3 filmi izledim.

Man From Earth’ün ikincisi çekildi belki bildiğiniz üzere. Ben sıkıldım izlerken, ilk filmin tarzıyla da içeriğiyle de alakası yoktu, daha çok Scooby Doo tarzı liseli birkaç gencin macerasını izler gibiydi. Bu 3 filmden “Not Another Happy Ending”i çok tavsiye ederim. Günlük postlarda bahsetmiştim biraz şurda mesela.

download

Bunların dışında bir de sinemada izlediğim Ölümlü Dünya var ki, uzun zamandır hele ki yerli ve bu derece eğlendiğim bir film olmamıştı. Son zamanlarda Aile Arasında ve Arif v 216’yı izledim, onlarla karşılaştırırsam Ölümlü Dünya kesinlikle çok çok çok daha eğlenceli, oyuncuları süperi senaryosu muhteşem bir filmdi. Tekrar da izlerim, çok tavsiye de ederim. Hiç boş veya zevzek esprisi yoktu.

Dizi:

Görsel sonucu

Polisiye dizi izlemeyi çok özlediğimi fark ettim. Uzuun zamandır aklımda olan Bron/Broen’e başladım. Çok çok çok beğendim. Tek sorunum zaten Iskandinav dizisi olduğundan alt yazıyla izlemek anlamsız geliyor ve Türkçe dublajlısını bulmak çok zor oluyor. Bu kadar beğenmesem hemen her akşam Türkçe dublajlı bölüm aramakla bir sürü kaybettiğim vakte acırdım. Saga Noren tanınması gereken, karakter gibi bir karakter.

Ocaklık sanırım bu kadar. Şubatta 3 gün tatil için Kapadokya, 2-3 gün de iş için istanbul içinde farklı 2 otelde kalma planları var. Hızlı geçecek gibi duruyor.

Öptüm.