14 günlük Leros Tatili

15 Temmuzla 29 Temmuz arasında Leros’ta 14 muhteşem gün geçirdik. Deniz, yemekler, iklim, ortam, binalar, insanlar, her şey herrrr şey muhteşemdi.

İlk kez bi tatil sonrasında İstanbul’a maruz kalınca oturup tatil bitti diye ağladım çocuk gibi. (İstanbul’a maruz kalmak beni hep ağlatır da bu defa instagram stayla “take me back please” modunda ciddi ciddi ağladım.)

Neyse.

Tatil yazılarımı hep gün gün şeklinde yazıyorum (şurdaki gibi). Ancak 14 günü tek tek yazmak çok zor ve çok sevdiğimiz yerlere 2-3 gün gittik. O yüzden Leros’u 6 ana bölgeye bölüp bölge bölge bahsetmek okuyan için de daha anlaşılır olacak. Plajlar olsun, restoranlar olsun, nerede manzara güzel olsun bu konuları hep aydınlatacağım.

Alinda: 

Leros’un dört başı bayındır plajlarından bir kısmı Alinda bölgesinde bulunuyor. Bizim otelimiz de Alinda’da idi. Resimlerde göreceğiniz gibi deniz dümdüz ve taşlık. Günün hiç bir saatinde dalga olmuyor.

1

Bu fotoğraf adaya ilk adımımızı attığımız günden. Eşyalarımızı otele bırakıp hemen yanındaki Argo isimli tavernaya geçtik. Ben tatilden önceki 2 haftadır hayalini kurduğum deniz ürünlü spaghetti sipariş ettim, beyim de pork steak söyledi. Bu taverna lezzet olarak tüm Leros’a en beğendiklerimizden biriydi. Tüm tatil boyunca da 4 defa yedik sanırım burda.

2

Otelimizin plajı burası da. Alinda Plajı diye geçiyor. Ancak Alinde bölgesinde Krithoni vs isimli başka başka plajlar da var minik minik. Bunların hepsi birbirine benziyor.

6

Biz Alinda’da olduğumuz günlerde hep Alinda Plajı’nda takıldık.

3

Otelimizde ilk akşam Cappuccino Fredo içip dünya kupası final maçını seyrederken.

Konaklamakonusuna gelirsek, Alea Mare Hotel’de kaldık. Buradan aşağıda bahsedeceğim yerlere ulaşım da kolaydı. Kahvaltısı continental geniş bir kahvaltı diyemeyiz ama bize 14 gün boyunca fazlasıyla yetti.

Otel çalışanları aşırı iyiydi, canım Anna’cığımla sarılıp ağladık ayrılırken. Burası Leros standartlarında hafif pahalı bir otel ama tam önünde deniz olması, muhteşem manzaralı odaları, temizliği vs ile her kuruşu hak ediyor bence.

4

8

Otelden fotoğraflar.5

Alinda’daki bir diğer taverna da To Steki. İlk akşam aynı zamanda evlilik yıl dönümümüzdü, buraya gittik. Taverna’nın sahibi Dimitri 22 gün İstanbul’da kalmış, eski Beşiktaş Belediye Başkanı’nın arkadaşı falan ahaha. Taverna çok kalabalık değilse oturup bayağı sohbet edip birebir ilgileniyor. İlk gün tamamen ona bıraktık ve ne getirirse yedik 🙂 Buraya canlı müzik için bir de cumartesi gittik. Ama bence canlı müzik olmayan bir gün gidip özel ilgilenilmeyi tercih edin. Çünkü canlı müziği aman aman da değil.

14

To Steki’deki ilk akşam yemeğimizden.

9

Bu da otelimizin sağ tarafından kalan diper bir tavernadan. İsmi çok uzundu ama bir yerinde Vasilis geçiyordu. Taverna Vasilis diyebiliriz 🙂 Yine güzeldi ama en bayıldıklarımızdan değildi burası.

10

Alinda’da Leros’un tarihini içeren bir de müze var. Minik ve sevimli bir müze, yarım saatte geziliyor. İsmi Tower Bellenis.  Yukarıdaki fotoğraf oradan.

11

Bu da pizzacımız. Taş fırın, kaliteli malzemeli güzel pizza yapan bi yer. Kendilerine ait plajı da var ama otelimize 10 dk yürüme mesafesinde olduğundna biz genelde öğlen bazen de akşam yemeğine gittik. Pizza Anemos.

12

13

Alinda’da son bahsetmek istediğim mekan da Nemesis isimli bu bar/pub. Margarita ve beyaz sangriası çok güzeldi. Bir 4-5 akşam yemekten sonra gittik kokteyl içmeye. Ortamı da güzel, sahibi de çok iyi birisi yine.

IMG_1718

Bu bina da Alinda’daki başka bir otel olan Blefoutis Hotel’den. Biz gitmeden acaba burada mı kalsak diye bayağı bir tereddüt ettik ama en sony yorum 2-3 yıl önce yazılmıştı ve kapanmış olabileceğinden şüphe ettik. Gerçi öyle olsa da booking.com’da yer vermezlerdi. Neyse gittik yerinde gördük, gerçekten de pek sakin ve izbe duruyordu. Hala da emin olamadık aktif mi kapalı mı. Ama mimarisi hoş bir otel.

IMG_3197

Bu bölgede son bahsetmek istediğim taverna da Alinda Hotel’in tavernası olan Taverna Alinda 🙂 Leros’taki en başarılı dakos buradaydı. 2 ya da 3 akşam da burada yemek yedik. Son akşama kadar çeşitli yerlerde menüde Dolmadakia görüp aman dolma işe diye söylemedik, son gün deneyelim dedik. Siz giderseniz bizim gibi son güne bırakmayın çünkü leziiiiiizzdi. Bayıla bayıla yedik.

tempImageForSave

Bu da 14 gün boyunca uyandığım manzara -kalp kalp.

Panteli: 

Panteli’de 3-4 tane beach var. İlki Panteli Beach. Bir de daha ilerisinde Tony’s Beach, Vromolithos Beach gibi daha sakin beachler var. Biz Panteli’de geçirdiğimiz tüm günlerde Panteli Beach’i tercih ettik.

1

Deniz böyle yine pırıl pırıl ve muhteşemdi.

3

Alinda’nın aksine burada müzik vardı ama rahatsız edici değildi. Bir de buraya tekneler yanaşıyor, tekneyle gelip plajda takılanlar oluyor. Alindaya göre daha kalabalık ama işte yine boğucu kesinlikle değil. Ben Leros’ta en çok bu beach’i sevdim.

4

Denizden sonra akşam 7 gibi Panteli’nin sokak aralarını gezmek de güzel.

5

Yeme içme konularına gelince, bu fotoğraf El Greco‘dan. Panteli’de en az beğendiğim retoran bu oldu. Daha postmodern yemekleri var. Örneğin klasik Yunan musakkası ama farklı yorumlamışlar gibi. Seçtiğimiz yemeklerden de öyle denk gelmiş olabilir ama biraz yağlı ve ağırdı. Tek sefer gittik.

6

78

9

Yunan adası olur da Zorba’s olmaz mı. Zorba’s Panteli’de taverna favorimiz oldu. Pork nuckle, deniz ürünlü makarna, grilled kalamar, o gün denk gelen hangi balık varsa onun carpacciosu vs vs yediğimiz her şey mükemmeldi. Fiyatları Leros tevarnalarından daha pahalı: diğer tavernalarda iki kişi 30-35 Euro iken burada 45-50 Euro gibi oluyordu. (İçki olarak hep aynı, hiç şaşmadık her öğün yarım litre house wine içtik.) Ama özenli bir yemek için değer. 2-3 akşam yedik burda.

(Zorbas filminin çekildiği plaja da Chania’da geçen sene gitmiştik, şöyle buyrun.)

10

IMG_1791

IMG_2315

Panteli Beach’i de Sorocos Cafe diye bir işletme işletiyor. Plajda geçirdiğimiz günlerde öğlen yemeklerini bazen şezlongta bazen masada olmak üzere burada yedik. Gayet memnun kaldık.

IMG_2980

Yine Sorocos’tan.
IMG_3024

Panteli’deki diğer bir sevdiğimiz taverna ise Pirofani. Burası sanki makarna / risotto işlerinde uzmanlaşmış gibi geldi bana.

IMG_3034

Pirofani’de de iki akşam yedik. Hatta sanırım benim Panteli’deki favoti tavernam Pirofani. Sevgilim Zorba’sı daha çok beğendi. Ancak Zorbastakilerle o kadar ahbap olduk ki puanını hiç eksiltemiyorum 🙂

Leros’ta böyle bir şey var zaten, herkesle ahbap oluyorsunuz. İkinci haftanın sonlarına doğru yolda scooterla giderken bayağı selam verdiğimiz yerli vardı.

Blefoutis: 

1

Blefoutis de diğer bir plaj. ancak buranın yakınlarında anladığım kadarıyla kalacak bir yer yok. Dolayısıyla Alinda’da ve Panteli’de kalabilirsiniz ancak Blefoutis’e günübirlik gelebilirsiniz.

IMG_2095

Scooterla çok rahat geliniyor, 15 dk falan sürüyor. Alinda’dan veya Panteli’den yürüyerek gelemezsiniz, uzak. Ya araç ya scooter kiralamanız lazım. Biz ordayken sadece sabah bir kez otobüsle gelenler de oldu ancak nereden kalkıyor o otobüz bilemiyorum.

2

Blefoutis de kendi halinde, daha farklı havası olan bi yer. Sakin. Sadece bir cafe bir de taverna işletmesi var.

7

Sabah cafeden fredomuzu içtik, öğlen de ordaki tavernada yemek yedik. Tüm günü geçirdik.

3

5

Çok çok huzurluydu.

tempImageForSave

IMG_2138.jpg

Blefoutis’teki tavernanın adını unuttum ama zaten tek olduğundan karıştırma şansı yok. Burası da lezzetiyle üst sıraları zorlayan bi yerdi.

4

Dönüşte yol üzerindeki Agia Kioura’ya uğradık (Αγία Κιουρά). Burası da doğal, şemsiyesi, şezlongu, duşu, işletmesi vs olmayan bir plaj. Bir denize girip çıkıp döndük.

Dio Liskaria: 

Dio Liskaria, Alinda’dan diğer her yere gidilen tarafa değil de diğer tarafa gidilince varılan bir başka plaj. Blefoutis kadar uzak değil ancak yürünecek gibi de değil. Scooterla 5-6 dk.

5

Buraya 2 gün gittik. İlkinde daha cafe-pub havasında olan ve o tarz yemekler de sunan işletmenin şezlonglarında ikincisinde tavernanın şezlonglarında takıldık. Zaten burada da Blefoutis gibi iki işletme var.

IMG_1949

6

3

2

1

4

Söyleyecek fazla bir şey yok. Denizi görüyorsunuz, ortamı görüyorsunuz 🙂

Agia Marina: 

1

Agia Marina Leros’a gelen feribotların da yolcu indirip bindiridği liman semti. Denize girilmiyor burda. Yani zorlasanız girersiniz de plaj yok gerek yok.

2

Sokaklarında bol bol gezdik. Kısa kısa bilgileri vereyim her fotoğrafın altında.

3

Agia Marina’da yemek yemek için bir yer yok desek yeri. Bir tane souvlaki yapan yer var, ki yemedik orda. Bir tae ara sokakta taverna var ama esnaf lokantası görünümündeydi. Bir de Mylos Taverna var ki gidip menüsüne bakıp çıktık, içimize sinmedi.

4

Cafeler var, akşam üzeri kahve içilebilir.

5

Alışveriş yapılabilece dükkanlar var. Şapka, terlik, pareo falan alacaksanız ya da hediyelik bakmak için.

6

7

8

9

Tabii sokaklarında turlamak büyük zevk.

10

Hele gün batımında.

11

12

13

14

15

16

Hazır Agia Marina fotoğraflarına bakıyorken Leros’a ulaşımımızdan da bahsedeyim biraz: Biz Bodrum Turgutreis’ten feribotla Kos’a oradan da Leros’a geçtik. Doğrudan leros’a da feribot var ama sadece salı ve perşembe günleri.

17

Giderken rüzgarlı bir güne denk gelmişiz, Kos-Leros feribotunda midem ağzıma geldi, gözümü kapatıp dakikaları saydım. Dönüşteyse hiç sıkıntı olmadı. Zaten gittiğimizde o kadar rüzgar varmış ki normalde Agia Marina limanına indirirken bizi Lakki’ye indirdi. Telaşa gerek yok. Lakki’den de otele taksi 15 Euro tutuyor.

18

Ancak gidecek olursanız havaalanı seçeneğini değerlendirin derim. Biz bir daha gidersek öyle yapacağız. Çünkü Bodrum-Kos feribotu sabah 09:30’da. Zaten o feribota yetişmek için bir gece Bodrum’da kalmak gerekiyor. İki feribot aktarması yapıyorsunuz. Bir de Kos Limanı’na dış hatlardan iniyorsunuz, Leros’a giden feribot ise iç hatlardan kalkıyor, ikisinin arasında 20 dklık yürüe mesefesi var güneşin altında. Bir de Kos’a geldiğinizdeki pasaport kontrol kuyruğu acaba Leros feribotunu kaçırır mıyız paniğine neden oluyor (ki söyleyince polisler yardımcı oluyor).

IMG_2360

Gerek yok yani bu kadar aksiyona. Atina aktarmasıyla uçakla gitmek daha mantıklı.

IMG_2391

IMG_2405

IMG_3127

Agios Isidoros Kilisesi: 

IMG_3316

Burası da Leros yazınca görsellerde en çok çıkan yer. Sadece kilise var. Bir gün hem bu kiliseyi görelim hem de Gourna Plajı’nı deneyelim diye yola çıktık. Kilise tabii ki etkileyici, bulunduğu yer, manzara tatmin edici. Ancak Gourna Plajı’nı sevmedik, kumlu olduğundna deniz bulanıktı. O yüzden o gün de kilise ziyaretimizi tamamlayıp Panteli’ye geçtik yine.

tempImageForSave

IMG_2764

Önümüzdeki tatillete bakalım diyerek döndük ama bu yazıyı yazarken bile hem çok mutlu oldum hem bittiği için içim buruldu. Her tatili bitişi üzer ama Leros tatili ayrı bi tatlıydı. Bence herkes bir kez gitmeli Leros’a.

Sevgiler.

7 Günlük Girit-Chania Tatili

17-24 Temmuz arası 7 günlüğüne Girit’e gittik. Hep çok güzel hatırlayacağım, orada yediğimiz yemekleri evde deneyerek tekrar yaşamaya çalışacağım, döner dönmez özlediğim bu muhteşem tatilimizi ayrıntılarıyla yazdım:

1. Gün: 

Önce kısaca ulaşım: Biz Pazar 19:15 uçağıyla İstanbul’dan Atina’ya gittik. Sonra da sanırım 22:00 uçağıyla Atina’dan Girit-Chania Havaalanı’na. Chania Havaalanı’ndan da taksiyle Agia Marina bölgesindeki otelimize geçtik. 23:30 civarında oteldeydik.

IMG_8803

Santa Marina Beach Otel’de kaldık. Otelin kendi plajı var. Balayımız olduğundan biraz hovardalık yapıp deniz manzaralı bir oda seçtik. İyi ki de öyle yapmışız. Odanın penceresinden manzara böyleydi.

Otelin havuzunda, plajında, resepsiyonunda ve restoranında gayet olmasına rağmen odamızda wifi iyi çekmiyordu. Sonra gidip de odada wifi yoktu demeyin 🙂

Processed with VSCO with c1 preset

Pazartesi sabah hava biraz kapalı olduğundan ve biz düğün yorgunu olduğumuzdan havuzda takıldık, dinlendik. Otelin havuzu gayet büyük ve temizdi.

IMG_8290

 

Öğlen yine Agia Marina bölgesinde, otelimize çok yakın olan Kri Kri Taverna’da yedik. Karidesli şu mezeyi ve deniz ürünlü spaghetti paylaştık. 1 haftalık muhteşem Girit yemeklerine sadece bir girişti bu. Şu an tekrar o anlarda olmayı çok isterdim 🙂 Yemeğin yanında da mis ve buz gibi yunan birası Mythos.

IMG_8349

Öğlen yemeğinden sonra da havuza gir – dinlen şeklinde geçirdik. Akşam Chania Merkez’e gittik. Merkeze otobüs var, otele 2 dk uzaklıktaki duraktan kalkıyordu. Biz 1 akşam haricinde her akşam yemek ve gezmek için Chania Merkez’e gittik. Otobüs bileti 1.80 Euro.

IMG_8333
Chania’da gün batımı ❤

Chania’nın güzel sokakları, sempatik evleri.

 

IMG_8320IMG_8362

İlk akşam yemeğimizi Adespoto Taverna’da yedik. Chania’ya yolunuz düşerse çok ama çok tavsiye ederim. Biz de  sırada buraya bir akşam daha geleceğimizi bilmiyorduk 🙂

İlk akşam 4-5 çeşit meze ve ouzo tercih ettik. Canlı Yunan müziği de vardı. Sonraki günlerde diğer canlı müzikleri de gördükten sonra en iyi ve en otantik müziğin burada olduğuna karar verdik. Yemekleri de çok çok lezzetliydi.

2. Gün:

IMG_8370

İkinci gün hava daha da kapalı ve hatta biraz yağmurluydu. Biz de otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra Chania’ya gidip gün ışığıyla fotoğraflarımızı çekelim, merkezin bir de gündüz halini görelim, kahvemizi içip dönelim dedik. Burası merkezin hemen girişindeki kilisenin önü, meydan.

Processed with VSCO with c1 preset

Yine Chania’nın ara sokakları.

Processed with VSCO with c1 preset

Limandaki yürüyüş yolu böyle restoran ve otellere dolu. Hemen hepsi renkli ve panjurlu. Ben en çok bu yukarıdakini sevdim.

IMG_8378

IMG_8383IMG_8398IMG_8401IMG_8447

Chania gündüz gezimizi 14:00 gibi tamamladık. Esasında o sırada hava biraz açmıştı ve biz de otobüs duraklarındna birinde inip bir plajda denize girdik. Ancak plajın adını hatırlamıyorum ve fotoğraf da çekmemişim. Çok özellikli bir yer değildi zaten, her yerde olan kum plaj ve deniz.

IMG_8452

Sabahki kötü havanın etkisiye deniz biraz dalgalı olduğundan çok durmadık, akşam üzeri otele döndük ve bu defa diğer havuzda yüzme, bira içme şeklinde takıldık.

IMG_8458

Gündüz orada olduğumuzdan bu akşam Chania Merkez’e gitmek yerine otele yakın restoranlardna görümüze kestirdiğimiz bir tanesinde yemek yedik. Koupe isimli bu restoran lezzet açısından tüüm Girit seyahatinde benim için birinci oldu. Beyim için ise iki ya da üçüncü sırada yer aldı (o başka bir yeri en çok beğendi üçüncü günümüzde, zamanı gelince yazacağım 🙂

Burayı o kadar sevdik ki gitmeden son bir kez de öğlen yemeği yedik.

IMG_8459

Geliyorum Girit seyahatimizin en iz bırakan noktalarından birine: Hemen hemen tüm restoranlar yemekten sonra Girit rakısı ikram ediyorlar. Yukarıdaki Koupe’de ikram ettikleri, buradaki ballı, yanında da meyve ikramı. Diğer restoranlar genelde sade Girit rakısı ve yanında minik tatlı ikram ediyorlar.

Türk rakısı ile tek benzerliği ismi. Biz şu küçük şişeyi iki kişi fondip yaptık her sefer. ben ki normalde hızlıca çarpılırım, zerre çarpmadı. Yani giderseniz sakın benim ilk gün yaptığım gibi içmemezlik etmeyin 🙂 hala üzülüyorum o ilk akşamki ikramı heba ettiğime.

IMG_8461

Yemekten sonra yarım saat yürüyüş yapıp tekrar Koupe’ye geliyoruz. Çünkü yemek yerken burada canlı müzik olduğunu görmüştük. Salı akşamları Koupe’de canlı müzik var (en asından bu sezon:) ). Bu akşamkı Yunan değil de günümüz ingilizce şarkılarından söyleyen biriydi, ben onu da bayağı başarılı buldum. Kokteylimle birlikte zevkle dinledim.

Bir de girit restoranlarında 0,5 litrelik house wine akımı var. Biz ouzo içtiğimiz ik akşam hariç her akşam bu şaraplardan bir tane içtik. Hepsi müthiş güzeldi. Hayran kaldım. Koupe’de de bugün akşam yemeği yerken bir tane bunlardna içtik, akşam canlı müzik dinlerken sevgilim bunlardan bir taneyi tek başın içti. Hiç rahatsız etmiyor şarapları, çok hafif.

3. Gün: 

Bugün biraz maceralıyız. Turla meşhuur Elafonnissi Beach’e gidiyoruz.

IMG_8476

Tur otobüsü önce Yunanyalıların antikli tarihli bir yerinde duruyor. Buradan ayasofya diye bahsediyor tur rehberi. Kissamou diye bir yerde. Yarım saat burada geziş ve teğeye çıkış için mola. Tepe dediysem abartı bir yol değil Büyükada’da aya Yorgi’ye çıkışın 1/10’u falan:)

IMG_8488

Biz de çıkıp fotoğraflarımızı derhal çekiyoruz. Sonra tekrar yola koyuluş.

FullSizeRender

Burası da Elaffonissi Plajı. Özelliği böyle turkuaz denizi ve denizle kumun birleştiği yerlerde pembe kumların olması. Eskiden pembe kumlar daha yoğunmuş ama insanar evlerine götürdüğü için azalmış. Öyle “aa pespembe buralar” denilecek bir pembelik yok ama azcık dikkatli bakında pembe kumlar gözüküyor denize girişte, yalan da değil yani.

IMG_8494
Bakın resimde bile az belli sanki pembelik

Biz turla gittik ama sizlere Chania Merkez’den Elaffonnisi’ye giden otobüslerle gitmenizi tavsiye ederim. Bilsek biz de öyle yapardık. Çünkü tur kişi başı 35 Euro (otobüse göre çok pahalı) ve otobüsle saatleriniz daha esnek olur, turda tabii onların saatlerine bağlı kalıyorsunuz.

IMG_8501

Elaffonnisi Beach’e mutlaka hava bayağı sıcak ve bulutsuzken gitmek gerekiyor. Biz gittiğimizde hava önceki günlerden sonra yeni yeni normae dönüyordu ve ona rağmen çok esintiliydi. Bir de bu denizde yüzmeyi beklemeyin pek çünkü aşırı sığ ve ancak yürüyebiliyorsunuz. Çok çok ilerilere yürümek gerekiyor yüzecek derinliğe gelmek için. O da ne kadar güvenli emin değilim ve bir de bunun dönüşü var.

Plajda 2 tane kantiminsi kafeterya var bira, sandviç ve cips alınabilecek. Öyle restoranların falan olduğu bir yer değil.

IMG_8509

Yaklaşık 3 saat denizde kaldıktan sonra yeniden yola çıkıyoruz. Turla gitmemizin tek iyi tarafı olarak yolda bir çok yöresel tavernada duruyor ve karnımızı doyuruyoruz. Adını hatırlamıyorum buranın ama beyimin en sevdiği restoran da burası oldu.

IMG_8506
Nerdeyiz nerde değiliz bilelim.

Klasik yarım litrelik house wine.

IMG_8508
Dersin ki ekmek, domates, peynir ama nasıllll lezzetli.

Önden greek salatas ve dakos, kabak çiçeği dolması ve keçi etinden tandır söylüyoruz. Tıka basa yiyoruz.

IMG_8512

Akşam üzeri dönüşte o kadar yemişiz ki akşama pek acıkmıyoruz. Merkezde ara sokaklardaki bir italyan restoranında pizza ve tiramisu paylaştık ama fotoğrafı çekmemişim. Sonra da sahilde birer sangria içiyoruz.

IMG_8513

Bu da dolaşırken gördüğüm ilginç bir satranc takımı. Sonrasında merkezde biraz dolaştıktan sonra gündüz gece gezmekten yorulmuş bir halde otelimize dönüyoruz.

4. Gün:

IMG_8520

Dün dolaşmaktan, Elaffonnisi Beachte rüzgar yemekten yorulduk, bugün oteldeyiz. Serilip yatmayı planlyoruz havuz ve deniz kenarında.

IMG_8530IMG_8536

Çok havuz meraklısı değilim, denizin varlığında kesinlikle denizi tercih ederim. Ama arada böyle konforlu şekilde havuz kenarında serilme, frapuçino yudumlamak da güzel oluyor. Yunanyalıların frape sevdasını da anlayamıyorum.

IMG_8544

Güzelce dinlendikten sonra akşam Chania Merkez’de yine çok çok beğendiklerimizden olan Ela Taverna’ya gidiyoruz. Bu bahsettiğim tavernaların hemen hepsi aradaki tavernalar sokağında. Bu akşam yine sürahi ama bu defa kırmızı şarap deneyelim diyoruz.

IMG_8546

Dakoslar arasında ben en çok bu tavernanınkini sevdim. Mis. Kesin evde de yapıcam.

IMG_8551

Sonrasında kırmızı şarap sosunda ahtapot ve deniz ürünlü makarna. Çok yüzdüğümüzden midir nedir her akşam bir mkarna ihtiyacı duyuyoruz, makarna yemeden doymuyoruz.

IMG_8561

Sonra gezmeler, bakınmalar. Önceki akşamlar tatlı olarak dondurma yediğimizden bu akşam krep deneyelim diyoruz. Ancak diğer batı ülke kreplerinin aksine bunu hiç beğenmiyorum. Hamuru aşırı sert, çikolatası aşırı bayık.

Sonrası kapanış ve otele dönüş.

5. Gün:

IMG_8569

Otelimizin kahvaltısı hem çeşit hem lezzer açısından çok iyiydi.

IMG_8572

Bugün Souda Bay tekne turuna çıkıyoruz. Biz yine biraz açıklarda yüzelim diye tekne turuyla gittiysek de bugün gittiğimiz plajlara otobüs / araba ile de gidilebilir rahatlıkla. Hatta daha uygun fiyatlı ve daha özgür olursunuz.

IMG_8578

İlk durak Souda Beach açıkları. Burada bir yarım saat yüzüyoruz.

IMG_8588

Sonra Marathi Beach’e geçiliyor. Marathi Beach bence olduka güzeldi. Tipik tertemiz kum ve dümdüz deniz. Ayrıca yukarıda 2-3 kafeterya da var yemek, sandviç, bira vs almak için. Ancak erken gitmenizi öneririm. Biz tekne turuyla gittiğimizden 12-1 gibi orada olduk. Boş şezlong bulamadık.

Şezlonglar genelde ücretli Yunanistan’da. Ama kesinlikle fahiş değil. Şemsiye ve iki şezlong 5 ila 10 Euro arasında değişiyor plajına göre.

IMG_8589

Bu mis gibi denizde 2-3 saat geçiriyor ve sonrasında otee dönüyoruz.

IMG_8644

Akşam, ilk akşam gittiğimiz Adespoto Taverna’ya gidiyoruz yine. Izgara kalamar ve  günün yemeğinden söylüyoruz. Günün yemeği kocaman bir domuz bacağı parçasından tandır. İkisi de çok çok lezzetliydi. Yanında şarap, öncesinde dakos yedik. Fiyatlar da çok iyi. Bu tarz patlayana kadar yediğimiz ve şarap içtiğimiz, sonrasında tatlısı rakısı iram edilen yemekler 25-30 Euro arasında değişen fiyatlara.

IMG_8662

Yemek sonrası bazı girmediğimiz Chania sokaklarını keşfediyoruz.

IMG_8674IMG_8676IMG_8678

5. günümüz de böyle bitiyor.

6. Gün: 

IMG_8689

Bu manzaraya uyanmak ❤ ❤ ❤

IMG_8723

Bugün artık yolu yordamı öğrendik. Kahvatımızı yapıp otobüsle önce Chania Merkez’e, oradan otobüsle Stavros Beach’e gidiyoruz. Stavros Beach’e giden otobüsler sadece belli saatlerde kalkıyor.

Burası Zorba The Greek filminin çekildiği plaj. Bu durum fiyatlara biraz yansımış, içecekler falan azıcık daha pahalı 🙂

IMG_8703

Bence Chania’ya gitmişken gitmeye değer. Böyle dağa karşı yüzmek, denizin rengi, sıcaklığı mis gibiydi.

IMG_8706IMG_8775

Gün batımı da çok güzel bu plajda. Biz bayağı uzun kaldık.

IMG_8781

Muhteşem.

IMG_8785

21:00 civarında dönüş için mutlu ve aç bir şekide otobüs durağına geçiyoruz.

IMG_8787

Bu akşam yemek yediğmiz yeri pek önermiyorum. Kritamon diye bir yer. Lezzet açısından diğerlerinin altındaydı, fiyat açısından üstünde. Üstelik Girit rakısı ikramı da yoktu 🙂

IMG_8792IMG_8793

Tipi güzel ama diğer yediğimiz deniz ürünlü makarnalar çok daha güzeldi.

IMG_8796

Yunanistan’da en çok Mastik denilen sakızlı dondurmayı sevdim. İçine kadayıf telleri de eklemişler çıtır çıtır. Güzel olmuş.

7. Gün: 

IMG_8807

Aslında dün gelirken gözümüze kestirdiğimiz bir plaj vardı. Ama yarın uçağımız çok erken olduğu ve son günümüz olduğu için fazla yorulmak istemiyoruz.

Bir de otelin plajının tadını tam çıkaramadık hava sonradan düzeldiğinden. Bugün bu playdayız. Sanda Marina Beach diye geçiyor kendisi.

IMG_8808

Öğlene kadar denize giriyoruz. Sonra artık veda turları. 2. günümzde akşam yemeğine gittiğimiz ve benim favorim olan Koupe’ye veda için öğlen yemeğine gidiyoruz 🙂

IMG_8810IMG_9550

Akşam da yiyebilelim çatlamayalım diye bonfileli risotto paylaşıyoruz. Oldukça dolgun ve doyurucu zaten.

IMG_8814

Bir de Banofee paylaşıyoruz yanında kahveyle.

IMG_8832

Yemekten sonra havuza geçme planımız vardıysa da denizi bırakıp gidemiyoruz. Deniz ne güzel şey.

IMG_8819

Gün battıktan sonra duş alıp giyinip son akşam turlarımız için Merkez’e gidiyoruz.

IMG_8822

Bu akşam yediğimiz yerin adını unuttum. Ama tavernalar sokağında Ela Tavernaın ilerisindeki dizili tavernalardan biri. Avokadolu dakos değişik ve güzeldi.

IMG_8825

Diğer yemekler için extra iyi veya kötü diyemem. Daha iyilerini diğer günlerde yazmıştım.

IMG_8828

Sahilde denize karşı birer kokteyl içiyoruz.

IMG_8829

Son Chania akşamımız da böylece bitiyor.

Beklediğimiz veya alışık olduğumuz deniz tatilinden daha hareketli ve az dinlenmeli bir tatildi. Ancak daha az gezip otele kalsak daha çok dinlenirdik tabii. Ben çok tavsiye ederim Girit’i.

Dediğim gibi hep çok güzel hatırlayacağım, orada yediğimiz yemekleri deneyerek tekrar yaşamaya çalışacağım, döner dönmez özlediğim muhteşem bir tatildi. Yazarken bile çok mutlu oldum. Sizin de hoşunuza giderse haber verin 🙂

Hepinize sevgiler.